Piyasalarda büyük deprem
 



TÜRKİYE
Dolar dün 1.50'yi aşarak, Ekim 2006'dan bu yanaki en yüksek seviyesini gördü. Euro da, 6 ay sonra ilk kez 2 YTL'yi aştı. Borsa yüzde 6.26 düştü


DÜNYA
Dünya borsaları, "Resesyon gelecek, yeni iflaslar olacak" korkusuyla çakıldı. Tokyo borsası yüzde 11 geriledi.

Dün gece ABD borsları ile başlayan çöküş tüm piyasalara yayıldı. İMKB günü yüzde 6.26 kayıpla 27 bin 601 puandan tamamlarken, Ağustos 2005'ten bu yana en düşük seviyesini gördü. Borsa gün içinde 27 bin 11 puana kadar geriledi. Borsadaki hareketi değerlendiren uzmanlar, gelişmekte olan ülkelere yönelik risk algılamasının yükseldiğini ve bunun da piyasaya satış olarak yansıdığını belirtiyor.

DOLAR İKİ YILIN ZİRVESİNDE
Dolar dün güne hızlı bir hareketle başlarken sabah saatlerinde bankalararası piyasada 1.5030 YTL seviyesine kadar çıktı ve son 2 yılın zirvesine ulaştı. Dolar sonrasında gelen satışlarla öğle saatlerinde hafifçe gevşeyerek 1.47-1.48 aralığında dengelendi. Dolar borsa kapanışında ise düne göre yüzde 4.5 artışla 1.4850 YTL'ye tırmandı.
Uzmanlar, özellikle yabancılardan gelen alışlara dikkat çekiyor. Sabah Londra kaynaklı yoğun bir yabancı ilgisi olduğunu kaydeden bankacılar, kurların bu yabancı alışlarıyla 1.50'yi gördüğünü belirtiyor. Ancak özellikle yerli yatırımcıların yükselen kurları satış fırsatı olarak gördüğü dikkat çekerken, 1.50 seviyelerinden yoğun satış geldiği kaydediliyor.
Uzmanlar, yurtdışında yaşanan dalgalanmaya bir de hedge fon (yüksek riskli fonlar) satışlarının eklendiğine dikkat çekerek, bu durumun gelişmekte olan ülkeler üzerindeki baskıyı da artırdığını belirtiyor.

EURO 2 YTL'Yİ GÖRDÜ
Dövizdeki hareket euroyu da etkiliyor. Euro 5.5 ay sonra tekrar 2 YTL'yi görürken, önceki güne göre 3.2 değer kazandı. Euro 1.210 YTL'den kapandı.

Dünya borsaları tutunamadı
Dünya liderleri bir araya gelip 3.5 trilyon dolarlık kurtarma paketi açıkladı ancak buna rağmen dün de dünya borsaları büyük kayıplar yaşadılar. En büyük darbeyi ise yüzde 11,4'lük değer kaybı yaşayan Japonya yedi. Tarihinin en büyük ikinci düşüşünü yaşayan Japonya Nikkei 225 endeksindeki değer kaybının 300 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Uzakdoğu'daki ikinici büyük kayıp ise Güney Kore'nin KOSPI endeksinde yaşandı. Yüzde 9.5 değer yitiren endeks de tarihinin en büyük düşüşlerinden birisini yaşamış oldu. En yaralı şirketler ise otomotiv sektöründe. Çünkü ABD'de yaşanması muhtemel bir durgunluktan en çok bu ülkeye ihracat yapan ağır sanayi şirketlerinin etkilenmesi bekleniyor. Avrupa'da ve ABD'de ise dün borsalardaki değer kaybı devam etti. Hafta başındaki 'dibi gördük' tartışması da böylelikle son ermiş oldu. Özellikle şirketlerin ve bankaların 3. çeyrek sonuçlarında zarar açıklamaları büyük değer kayıplarında etkili oldu.

PETROL 73 DOLAR
Öte yandan hampetrol fiyatı da 73 dolarla son 14 ayın en düşük seviyesine geriledi. Düşük petrol fiyatları petrol şirketlerinin de kar beklentilerini düşürmelerine neden olurken İnglitere'de BP, Fransa'da ise Total en çok değer yitiren hisse senetleri oldu.

Citigroup ve Merrill Lyhch zarar açıkladı
ABD'li Citigroup, kredi kaynaklı yanlış adımlar nedeniyle 3. çeyrekte zarar etti. Geçen yıl 3. çeyrekte 2.2 milyar dolar (hisse başına 44 sent) kar eden bankanın, bu yıl aynı dönemde, 2.8 milyar dolar (hisse başına 60 sent) zarar ettiği bildirildi.
Citigroup, yatırımlarından 4.4 milyar dolar sildiğini, 4.9 milyar dolar kredi kaybı olduğunu ve 3.9 milyar dolarlık ise borç yazdığını bildirdi. Citigroup, hükümetin yardım paketinden 25 milyar dolar alacak bankalar arasında yer alıyor.

YATIRIM BANKASI        
Bank of America'nın satın aldığı yatırım bankası Merrill Lynch & Co da 3. çeyrekte 5,2 milyar dolar (hisse başına 5,58 dolar) zarar ettiğini açıkladı.
Banka, geçen yıl aynı dönemde 2.2 milyar dolar (hisse başına 2.82 dolar) zarar açıklamıştı. Merrill Lynch, 3.8 milyar dolarlık varlık sildiğini ve kayıp yaşadığını kaydetti. Daha önce banka 2.6 milyar dolarlık varlık silmiştİ. Hükümet banka için yardım paketinden 10 milyar dolar ayırdı.
Hükümetin yardım paketinden yararlanacak bir diğer banka olan Bank of New York Mellon ise 3. çeyrek karının yüzde 53 düştüğünü bildirdi. Temmuz-Eylül döneminde 303 milyon (hisse başına 26 sent) kar ettiğini açıklayan BNY Mellon, geçen yıl aynı dönemde 642 milyon dolar (hisse başına 56 sent) kar elde etmişti. Bir defaya mahsus borçlar dışarıda tutulduğunda ise bankanın karı 908 milyon (hisse başına 79 sent), geliri ise 3.63 milyar dolar oldu.
       
Dünya liderleri tekrar toplanıyor
Dünya liderleri, finans sistemi kurallarını yeniden yazmak için birkaç gün içinde bir araya gelme planları yapıyor. İngiltere Başbakanı Gordon Brown, dünya liderlerinin bir araya gelme konusunda hemfikir olduklarını söyledi. AB liderleriyle Brüksel'de yaptığı resmi görüşmeden sonra ABD Başkanı George Bush ve Çin Başbakanı Wen Jiabao ile telefonda görüşen Brown, uluslararası ekonomide büyük değişikliklere karar verilmesi gerektiğini belirtmesinin yanısıra, son yıllarda sendeleyen serbest ticarette devrim niteliğinde değişikliklerin düşünüldüğüne işaret etti. Ancak toplantının ABD'de yapılacak seçimlerin ardından yeni başkanın göreve başlayacağı Ocak ayından önce ilan edilmesi mümkün görünmüyor. Başbakan Brown, sekiz gelişmiş ülke; Amerika, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Kanada ve Rusya'nın yanısıra gelişmekte olan ve dünya ekonomisinde kilit konumdaki Çin, Hindistan, Brezilya ve Güney Amerika'nın da toplantıya katılacağını söyledi.

BAŞARI OLACAK
Zirve gerçekleşirse, gelecek krize karşı acil önlem alınması çağrısında bulunan Brown için büyük başarı olacak. Brown, Brüksel'de AB liderleriyle buluşması öncesinde gazetecilere verdiği demeçte, 'Sadece içinde bulunduğumuz krize çözüm sağlamak yeterli değil, gelecek krizler içinde önlem alınmalı. Bu nedenle, finans kurumları değiştirmek için ileride atacağımız adımlarımızı da tartışmalıyız' demişti. Ayrıca Brown, bu yıl sonuna kadar en büyük 30 finans şirketinin denetlenmesini devletin şemsiyesi altına getirme planına destek artıyor. Böylece farklı ülkelerden kanun düzenleyiciler olası bir banka krizini önceden görebilecek. Şemsiye altına girecek şirketler arasında İskoçya Kraliyet Bankası, Lloyds TSB, HSBC, Barclays, Citibank ve uluslararası operayonunun büyüklüğüyle dikkat çeken BNP Paribas'ın adı geçiyor.
 
Yüksek riskli fonlar var
Küresel mali kriz bankaları ve finans kuruluşlarını teker teker zor durumda bırakırken ellerinde byük miktarda mortgage'a dayalı tahvil ve petrol kontratı bulunduran hedge fonların da sıkıntıya girmesi bekleniyor.
Dünyada özellikle finans sektörünü ve bankaları vuran krizin şimdi de hedge fonları (Yüksek riskli fonlar)
vurması bekleniyor. Son 1 yılda hedge fonların değer kaybı ortalama yüzde 30'u bulurken bu fonların ellerinde önemli miktarda mortgage kredisi ve petrol kontratları bulunuyor. Petrol fiyatları 150 dolardan 70 dolara kadar gerilerken, mortgage kredileri de büyük sorun yaşıyor.

İKİSİ KAPANDI
Bu da ellerinde büyük miktarda bu tür kredilerin olan hedge fonları önümüzdeki günlerde sıkıntıya sokabilir. Birçok hedge fon da krizin etkilerinden korunabilmek için ellerindeki varlıkları nakite çevirmiş durumdalar.
Bu fonlardan önemli olan bir tanesi de Citadel Investment Group. Bu fon bu yıl yüzde 30 değer kaybı yaşadı. 1990 yılında fonu kuran Kenneth Griffin geçtiğimiz hafta yatırımcılara bir mektup göndererek yatırım yaptıkları bir başka fonun yapması gereken ödemelerde zorluk çekebileceğini belirtiyor. Standard & Poor's'in verilerine göre Griffin, firmanın varlıklarının yüzde 30'unu yani 18 milyar doları elinde nakit olarak bulunduruyor. Griffin mektubunda bu dönemde yatırımcıları için değer yaratmanını da kolay olmayacağını vurguluyor.
Öte yandan dün iki hedge fon da kapandı. Highland Capital Management LP'ye bağlı Highland Crusader Fonu ve diğer bir fon yüksek riskli krediler ve borçlar nedeniyle kapandığını açıkladı. Mart ayında Highland'ın yönettiği varlık miktarı 40 milyar dolardan 33 milyar dolara gerilemişti.

Türkiye'de bulunuyor
Türkiye'de de Hedge Fonların önemli yatırımları bulunuyor. Bunlardan en önemlilerinden birisi de ABD'li Hedge Fonu TPG'nin Mey İçki'nin yüzde 90 hissesi için yaptığı yatırım. Mey İçki'nin CEO'su Galip Yorgancıoğlu dün konuyla ilgili olarak TPG'nin sağlam durumdaki bir fon olduğunu ve bu tür bir dalgalanmadan etkilenmesini beklemediklerini söyledi. Diğer taraftan Türkiye'de Migros ve Ro-Ro gibi firmaların da sahibi yabancı hedge fonlar.

Rusya ile Çin alternatif arıyor
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Jukov, Çin ile artan ticarette dolardan farklı hesaplaşma yöntemi düşünülmesi gerektiğini, bunun için de en uygun zamanın 'şimdi' olduğunu söyledi. Rusya'nın resmi gazetesi olan Rossiyskaya Gazeta'nın dünkü sayısında yer alan habere göre, Aleksandr Jukov, Rusya ve Çin Hükümetler Arası Komisyon Eş Başkanı olarak katıldığı "Rusya ve Çin'in banka ve mali sistemlerinde reformlar" adlı konferansta açıklamalarda bulundu.
Jukov şunları kaydetti: "Çin ve Rusya'nın yeni finansal mekanizmalar düşünmesi gerekiyor. İki ülke arasında artmakta olan ticaret hacminde dolardan farklı hesaplaşma yöntemi düşünülmelidir. Bunun için en uygun zaman şimdidir. Bugün Rusya ve Çin'in ekonomik durumu tüm dünyada en fazla korunan ekonomik sistemlerdir. Ekonomiyi koruyan başlıca etken altın ve döviz rezervlerinin miktarıdır.Çin'de 1,5 trilyon dolar Rusya'da ise 650 milyar dolardan fazla birikim bulunmaktadır."
Gazete haberinde Aleksandr Jujov'un konuşmasında Rus Rublesinin veya Çin Yuanının dünya ekonomisindeki durumunun güçlendirilmesi hakkında hiç bir söz etmediği vurgulandı.

(YENİ ASIR)